11 Haziran 2012 Pazartesi

Gezmece,gezdirmece


Tam 2 ay geçmiş en son yayınladığım  post'un  üzerinden  biraz  mahcup  biraz  üzgün  olarak döndüm. Yoğun  bir  dönem  geçirdim  yazmaya  fırsatım  olmadı  bir  türlü,  aklım  hep  bloğumdaydı.
Geriye bakıyorum  2  ay da ne  çok  şey  değişmiş  diyorum. Başlangıçlar, bitişler, vazgeçişler, kabullenişler v.s v.s:) Bitmek  tükenmek  bilmeyen  hayaller, hayal kırıklıkları...Her  geçen  gün  hayat  bize  yeni  şeyler öğretiyor. Büyüyoruz, büyüdükçe  büyüyoruz:) olgunlaşıyoruz, kabulleniyoruz. Biz belki başka yerlere gitmek istiyoruz, hayat  bizi  başka yerlere sürüklüyor. Hayat  dediğimiz  şeyde bu galiba...
 Bir daha bu kadar uzun bir ara vermemek dileğiyle diyorum:)
Geçtiğimiz   haftasonu minik bir tatil için yalova'ya gittik,bilenler bilir Yalova çok güzel doğal bir şehirdir.Eskiden İstanbul'a  bağlıydı,  niye il olmuş orasınıda anlamış değilim ya:) Depreminde etkisiyle maalesef  pek gelişim  gösteremedi. Yazlıkçıların özelliklede Arap turistlerin uğrak mekanı Yalova.Yazın Çınarcık, Esenköy dolup taşıyor diyebilirz. Birde Termali var yaz kış demeden herkesin gittiği bir yerdir. Şifalı suları, hamamları  astım hastalarına iyi gelen bir buharı vardır. Termalde Atatürkün çiftliğide vardır. Gerçekten suyunun  çok şifalı ve etkili bir su olduğuna bizzat şahit olmuş biri olarak yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı tavsiye  ederim. Bu kadar bilgiden sonra sizinle yalovada çektiğim kareleri paylaşmak isterim:)
Yalova'nın  pazarına gittik, herşey o kadar doğal ki sizler bile resimlerden bunu  farkedeceksiniz. Fiyatlarda İstanbula  göre  oldukça  uygun.Genelde  insanlar  bahçesindeki  ürünleri  getirip  pazarda satıyor.


                           Yazın vazgeçilmezi,kimsenin sofrasından eksik etmediği domates
                    Benim  vazgeçilmezlerimden  biri mantar,her pazara gidişimde mutlaka alırım.

Karaciğer dostu enginar, yalnız amcalar fotoğrafa misafir olduklarından habersiz, kendi aralarında sohbete devam:) Enginarın hem kendi, hem yaprakları şifa kaynağı.
                                   Bahçeden toplanmış asma yaprağı, semizotu ve maydonoz

Kadıköy kıvırcığıymış bunlar, istanbuldaki kadıköy değil ama Yalovada da kadıköy diye bir köy var:) Kıvırcık, nane ve roka..
Patatessiz olurmu, kızartması, püresi, yemeği yine mutfağımız için olmazsa olmazlardan patates:)Yalnız burda patates çok ucuz.İstanbulda hala 1 tl'ye alıyoruz 1 kg patatesi.
                                      Napolyon Kirazı bunlar,gel abla gelll:)
                                       Şekerpareee bunlarrr almadan geçmeyin:)

Bu pazara gelenlerin uğramadan geçmediği bir tezgah tohum  ve baharat. Bu şehirde yaşayan çoğu kişinin küçükde olsa bir bahçesi vardır. Herkes bişeyler ekip biçer..
                              Bunlarda fide'ler oluyor galiba:)

Yalova pazarında bolca çicekçi görebilirsiniz hepsi birbirinden güzel ve canlı çicekler, burda gördüğüm bazı çicekler İstanbulda yok mesela

Ben bunlara bayıldımm:)
Bu çiceğin adı Yıldızmış

                                        Ve mis gibi kokularıyla fesleğenlerimiz:)
                                                  Pazardaki en şirinn canlılar civcivlerrrr:)
                                                   Buda farklı bir cins
 Teyzem bahçesinde baksın diye 18 tane civciv aldık ve eve doğru yola çıktık.

Civcivlerimize evde bir mesken yaptık:) civciv meskeni bu resimde su içtiktikten sonraki halleri,su içtiklerinde kafalarını yukarı kaldırıyolar:)
                                          Civcivler için uyku vakti:) nasıl şekerlerr:)

Oldukça yoğun bir günün ardından bizde artık bir çayı hakettik dimi.Güneşin batışını hem izleyelim, hem izletelim, hemde çayımızı yudumlayalım.

Bir yandan çayımızı yudumlayıp bir yandan, güneşin batışını izlerken benim aklıma gelen ilk şarkı Ebru gündeşin demir attım yalnızlığa şarkısıydı. O şarkının hit olduğu yıllarda biz kısa pantolonlu cocuktuk:) Güneşin doğuşu batışı farksız bölümü geldi dilimize dolandı:) 2 gün boyunca bu şarkıyla yattık kalktık

Teyzemin çok güzel bir bahçesi var, bahçesinde yetiştirmediği hiçbişey yok diyebilirim, bahçede gittiğimizde kiraz ve çilek vardı. Tamamen doğal teyzemin kendi imalatı:)

                                            Bunlarda çileklerimiz,biz sonuna yetişebildik:(


Böyle güzel 2 günden sonra bunca güzelliği arkamızda bırakıp İstanbula dönme vakti gelmişti.Vaktiniz,
fırsatınız olursa, yolunuz düşerse mutlaka Yalova'ya gidin diyorum ve bloğumu inceleyen, takip eden, etmeyen herkese sevgiler yolluyorum. Sevgiyle kalın:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blogger veya Gmail hesabı bulunmayan ancak yorum bırakmak isteyen değerli ziyaretçilerim aşağıda bulunan "yorumlama biçimi" kutucuğunu "Anonim" ayarına getirmeleri yeterli olacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...