20 Ağustos 2013 Salı

Dualarımız Kalbimiz Aklımız Mısırda

Çok değerli blog yazarı arkadaşlarım takipçilerim, ziyaretçilerim uzun zamandır yayın yapamıyorum.Biriken tarifler beni bekliyor ama Mısır da kardeşlerimiz katledilirken, buna rağmen  direnmeye çalışırken ben paylaşım yapamıyorum .Günlerimiz buruk geçiyor.Biraz ara-mola diyorum.Bu zulmün bu vahşetin en yakın zamanda son bulmasını diliyoruz dua ediyoruz.Biz sadece dua edebiliyoruz.Bu vahşet karşısında dimdik duran kardeşlerimiz Şeyh Şamil'in şu sözlerini tercümesi gibi; Ölümü sevgili gibi kucaklayan ve şehitliğe susayan insanlara esaret teklif etmek çok boş ve gülünçtür.


Esma yüreklerimizi dağlayan Esma daha 18 yaşında bile değil Mısır Direnişin asla ama asla unutulmayacak isimlerinden.İnsanlığa verilebilecek en büyük dersi verdi.Davası uğruna o gencecik fidan canını ortaya koydu... Esma her aklıma geldiğinde anne babası kardeşlerini düşünüyorum  ne kadar büyük bir acı...  Gencecik bir kız,yüzündeki gülümse benim kimsede göremediğim bir gülümse bir nur inmiş sanki yüzüne davası uğruna hayata veda etti. Esma  en yüksek mertebelerden biri olan şehitlik mertebesine ulaştı.
Esma gibi basına yansıyamayan nice şehitler nice gençler...

Birde bu zulme kayıtsız kalıp bizim ülkemizde ki sorunlara bakarız başkası bizi ilgilendirmez diyen vicdan yoksunu insanlar bir insan katledilirken bizden olması olmaması dini dili ırkı ne olursa olsun vicdanını sızlatmıyorsa üzülemiyorsanız insanım diye ortalarda gezmeyin.İnsan kalp ve vicdan sahibidir.Ya sen?
Mazlumun ahı titretir Arş-ı ( Bizler mazlumu müslüman olan veya olmayan diye ayırmıyoruz sadece mazlum)

Abdurrahman Dilipak'ın yazısında okuduğum satırları sizlerle paylaşmak isterim;

Zalimler için güneş batmaktadır. Uzun sürecek bir karanlığa mahkûm olacaklar. Paraları da, silahları da işe yaramayacak! Firavunun, Karun’un başına gelenler, onların da başına gelecek. Biz Hz. Musa’nın izinden ilerleyeceğiz.. Biz Hz. İsa’nın peşinden yürüyeceğiz. Biz Hz. Muhammed’in izinden yürüyeceğiz, İstanbul’dan Kudüs’e oradan Mekke’ye Atamız Adem’in çağırdı yere. Hz. İbrahim’in gösterdiği istikamete.

Ölümden korkmuyoruz.. Onların dünya zevklerine tutkusundan daha büyüktür bizim şehadete özlemimiz. Hapse atarlarmış, medrese-i Yusufiye olur. Sürgün yermişiz, Hicret olur, öldürürlermiş, biz ölmeyiz ki! Şehidler ölmez çünkü.. Hem ecelim gelmeden canımı kim alabilir ki, ecelim gelmişse beni kim yaşatabilir ki! Beni yaratanın tayin ettiği vakte kadar yaşayacağım! Ecelim ömrümün kefilidir. Şehadeti, şerefsizce hayatı bir kambur gibi yaşamaya bin kere tercih ederim!

Şam’a, Kahire’ye bakıp ağlamayın, onlar Rableri katına yükseldiler.. Şeb-i Arustur bu gün onlar için. Bayram günüdür! Ağlanacak halde olanlar kendi sırtlarında kendi cehennemlerine odun taşıyanlardır. Onlara da niye ağlayayım ki, zalimler için yaşasın cehennem.

Dualarımız Mısırdaki,Suriyedeki Filistende ve yeryüzünde zulüm gören tüm mazlumlar -müslümanlar  için.
Bu haklı, hak ve özgürlük mucadelesi elbette sonuçlanacak
Zafer inananlarındır

                                                                                                               



1 Ağustos 2013 Perşembe

Keşkül



Kıymetli blog dostları Pumpulinin Mutfağını ziyaret edenler ben bahsetmeden yeni yüzümüzü, değişimi farketmiştir. Pumpulinin Mutfağına yeni bir imaj çalışması yaptık:) Çok değerli blogger Sevgi Hanım Değmesin Yağlı Boya yaptı tasarımı hepinizin tanıdığı biri Sevgi hanım.Bir çok blog arkadaşımın bloğuna renk katmış.Çok güzel bir çalışma yaptık.Biraz kendisini yordum ama; renkli bişeyler istiyorum, çok renki bişeyler istiyorum diye diye:) Bu güzel tasarımla beni çok mutlu etti.Çok güzel tepkiler aldım  mutlu oldum.
Sevgi Hanıma buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.Ellerine emeğine sağlık:)
 Sizlerin de görüşlerini merak ediyorum:)

 Bir Ramazanın daha sonuna gelmek üzereyiz ,Çok keyifli bir Ramazan geçirdim anlamadım bile nasıl geçtiğini.Sevdiklerimizle ailemizle iftar sofralarında buluştuk Allah-u Tealanın bize sunmuş olduğu nimetleri paylaştık ikram ettik, sevgi ve muhabbet bağları sanki bu güzel günlerde daha da bir kuvvetleniyor. Özellikle İstanbulda yoğun iş yaşamı trafik v.s insanlar ailelerine dostlarına çok da vakit ayıramıyor ama Ramazan da kimse uzak yakın demeden yapılan davetlere icabet ediyor,davetler veriliyor. Uzaklaştığınızı düşündüğünüz insanlarla bu vesileyle yakınlaşıyorsunuz. Ramazanın güzellikleri saymakla bitmez.Bu güzelliklerden inşaAllah nasiplenebilmişizidir. Rabbim tutulan oruçları yapılan dularımızı inşaAlah kabul eder.Bir daha ki Ramazanı görmeyi nasip eder.
Çok konuştum farkındayım:)
Gelelim tatlımıza sütlü tatlılar herzaman favorimdir.Bu Keşkül;Keşkül-ü Fukara tatlısı tarifi Nurlu Mutfağın Sahibesi Nurşen ablaya ait denenecekler listesinde bekliyordu.Hafif bir tatlı yapayım dedim ve denedim durmayın sizde deneyin:)
Tatlı yiyen herkes çok beğendi tarif istedi:)
Çok lezzetli hafif bir tatlı
Buyrun tarife geçelim:)

Malzemeler;

1litre süt
1 yumurta
2 yemek kaşığı pirinçunu
1 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı hindistan cevizi
1 su bardağından biraz az şeker(3/4 oluyor ölçü karşılığı)
1 çay bardağı çekilmiş badem
1 paket vanilya
Üzerini süslemek için antep fıstığı

Hazırlanışı;
1 litre süte 1 yumurta,pirinçunu ,nişasta,şeker ilave edilir.
Karıştırılarak pişirilir.
Topak topak olmaması için devamlı karıştırarak pişiriyoruz.
Fokurdamaya başlayan muhallebiye bademunu ve hindistan cevizi eklenir
10 dakika daha pişirilir.
Pişen muhallebi servis kaselerine alınır.
Üzeri antep fıstığıyla süslenir.
Buzdolabında birkaç saat bekletildikten sonra servis yapılır

Not; Bademler sıcak suda bekletilince kabuklarından kolaylıkla soyuluyor.Kabuklarından soyulan bademler kurutulup rondodan çekilir.

Afiyet bal şeker olsun Efendim
Sevgilerimle:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...